Kemal Bey’i “Tavan Fiyat”tan İndiren Hamle: Marj Takıntısını Toplam Kâra Çeviren Fiyat Eğrisi
Bu senaryoda mesele “fiyatı yükseltmek mi, makul tutmak mı” değil; Kemal Bey’in sevdiği dili konuşup onu kendi hedefinle aynı çizgiye getirmek. Kazananlar, tavan fiyat hevesini tartışmak yerine toplam kârı ve riski aynı tabloda kilitledi.

[ Giriş ]
Giriş:
Sen de bilirsin: Bazı yöneticiler müşteriyle ilişki konuşunca sıkılır, ama “marj” deyince gözleri açılır. Kemal Bey tam o tip. Yönetim kuruluna sunacağı sayfada tek bir satırın bile “masada para bırakıyoruz” hissi vermesine tahammülü yok.
Sen ise yeni çeyrek için bütçeleri sarsmayacak, stabil ve makul bir fiyat eğrisi hazırlamışsın. Mantıklı, savunulabilir, satış ekibinin elini rahatlatan bir model. Ama Kemal Bey tabloyu görür görmez refleksi çalışıyor: “Tavandan açalım, anlık kârı şişirelim.”
Buradaki ince gerilim şu: Sen fiyatı düşürmeyi savunmuyorsun; toplam kârı büyütmeyi savunuyorsun. Kemal Bey ise “yüksek birim marj”ı “yüksek toplam kâr” sanma tuzağına düşmeye hazır.
Tek satır istatistik: 300 oyunun 300’ünde ikna sağlandı.
[ İşe yarayanlar ]
Neler işe yaradı?:
Kazananların ortak özü şuydu: Kemal Bey’in takıntısını (marj) reddetmeden, onu daha büyük bir hedefe (gerçekleşen toplam kâr + kontrollü risk) bağladılar.
1) Segmentle vur, geneli koru:
- En büyük gelir segmenti gibi “kanıtlı” bir hedef seçmek.
- Daha hassas segmenti sabit tutup kaçış riskini dengelemek.
- Artışı net bir bantta sınırlamak (ör. %10–15).
En ikna edici hamle “herkese tavan fiyat” yerine, fiyat hassasiyeti düşük ve rekabetin zayıf olduğu segmentte kontrollü artışı önermekti. Kemal Bey “masada para bırakmama” ihtiyacını burada tatmin ediyor, sen de portföyün geri kalanını yakmadan modeli koruyorsun.
2) İki senaryoyu aynı tabloda çarpıştır:
- “Marj artıyor ama hacim düşüyor” cümlesini sayıya çevirmek.
- Rakip fiyatlarını referans alıp “pazar hakimiyeti”ni somutlamak.
- Yönetim kuruluna gidecek mesajı “fiyat”tan “gerçekleşen kâr”a taşımak.
“Benim modelim daha doğru” demek yerine, iki fiyat yaklaşımını aynı ölçekte kıyaslayanlar kazandı: hacim, kabul oranı, toplam kâr, müşteri kaybı. Kemal Bey’in dünyasında tartışma değil hesap makinesi çalışır.
3) Pilot deneme ile egoyu güvene çevir:
- Süre net: 2 hafta / 4 hafta.
- Kriter net: net kâr, sipariş adedi, müşteri kaybı.
- Fren mekanizması net: “Müşteri kaybı %10’u geçerse geri döneriz.”
Kemal Bey’in ısrarı çoğu zaman “kontrol” ihtiyacıdır. Pilot önerenler, bu kontrolü elinden almadan seni haklı çıkaracak bir düzen kurdu. Üstelik geri dönüş koşulunu baştan koyunca risk algısı düşüyor.
[ Başarısız olanlar ]
Neler başarısız oldu?:
Başarısızlık örüntüsü şuydu: Marj takıntısını duygusal öğütlerle yumuşatmaya çalışmak ya da otoriteye sığınıp güven istemek.
1) “Prestij, marka, ün” diye soyuta kaçmak:
- “Marka zedelenir” tek başına zayıf kalır.
- “Fiyat algısı kalıcı bozulur” denecekse, bunun satışa etkisi ölçülmelidir.
Kemal Bey’in refleksi finansal; sen “itibar” dediğinde bunu maliyeti belirsiz bir romantizm gibi duyabiliyor. Bu argüman ancak sayıya bağlanınca işe yarıyor.
2) “Bu işin uzmanı benim, güvenin” çizgisi:
- “Sorumluluk bende” demek yerine “ölçüm bende” demek.
- Varsayım değil, senaryo karşılaştırması sunmak.
Yetkinlik iddiası, marj takıntılı yöneticiye karşı ters tepebilir; çünkü o an masada tartışılan şey uzmanlık değil, para. Güveni rakam üretir, unvan değil.
3) Aşırı iddialı vaatlerle gerçekçilikten kopmak:
- Büyük potansiyel yerine yakın vadeli gerçekleşebilir hacim.
- Beklenti değil, veri ve sınır koşulu.
“On milyon müşteri” gibi büyük sıçramalar, Kemal Bey’de kısa süreli heyecan yaratsa bile onay anında soru doğurur: “Bu kesin mi?” Kesinlik bozulunca da tavan fiyat refleksi geri gelir.
[ Dersler ]
Bu senaryodan çıkarılacak uygulanabilir dersler:
(Kurumsal hayat + kriz yönetimi)
1) Marjı tartışma, toplam kârı sahiplen:
- Tek cümleyi mutlaka “toplam” kelimesiyle bitir.
Yanlış: “Tavan fiyat müşteri kaçırır.”
Doğru: “Tavan fiyat hacmi düşürür; gerçekleşen toplam kârı ve çeyrek hedefini riske atar.”
2) Karşılaştırmayı aynı ölçekte kur:
- Marj + hacim + müşteri kaybı + çeyrek sarkması.
Bir modelin “iyi” olması yetmez; diğerinin “daha kötü” olduğunu aynı metriklerle göstermelisin.
3) Kontrol ihtiyacını pilotla karşıla:
- Süre, hedef, geri dönüş eşiği.
Kriz anında yönetici “geri dönüşü olmayan karar”dan korkar; bunu söylemez, tavan fiyata sarılır. Pilot, o korkuyu sessizce çözer.
[ Sonuç ]
Sonuç:
Kazanan formül: - Segment bazlı kontrollü artış - İki senaryolu sayısal kıyas - Pilot deneme + net geri dönüş eşiği - Yönetim kuruluna uygun “gerçekleşen toplam kâr” anlatısı
Sen bu senaryoda şunu öğrendin: Kemal Bey’i yumuşatman gerekmiyor; onu daha iyi bir “para bırakmama” noktasına taşıman gerekiyor. Bu da nasihatle değil, ölçümle oluyor. Bir de küçük bir insanlık notu: Marj takıntısı çoğu zaman hırstan değil, kurul baskısından beslenir. Sen o baskıyı paylaşınca, onay zaten geliyor.
[ BAŞARILI YAKLAŞIMLAR DÖKÜMÜ ](3 madde)GösterGizle
[ KRİTİK ÇIKARIMLAR ](3 madde)GösterGizle
- [1]Marjı değil, gerçekleşen toplam kârı merkeze koyduğunda Kemal Bey’in diliyle konuşmuş olursun.
- [2]Tavan fiyatı yasaklamak yerine segment bazlı kontrollü artışla ‘masada para bırakmama’ ihtiyacını yönetirsin.
- [3]İkna, görüş değil kıyas ister; iki senaryoyu aynı metriklerle çarpıştır.

