Tuncay Bey’i “Hallediyoruz” Modundan Çıkarma Rehberi: Otopark Kotası İçin İkna Oyunu (Kovuldun)
Altı aydır her sabah park yeri aramak, mesele “konfor” olmaktan çıkıp toplantı disiplinine ve görünürlüğüne çarpıyor. Bu senaryoda kazananlar, Tuncay Bey’in sevdiği o meşhur “hallediyoruz” cümlesini lafta bırakmayıp, ona imzalanabilir bir plan uzatanlar oldu.

[ Giriş ]
Giriş:
Sabahın daha ilk yarım saatinde “park yeri avı” oynuyorsan, günün geri kalanı zaten eksiden başlıyor. Üstelik bu sadece senin sinirini bozan bir detay değil; sabah toplantısına iki dakika geç girdiğinde herkesin kafasında aynı soru beliriyor: “Bu kişi güne hâkim mi?”
Tuncay Bey’in tipi de tanıdık: “Hallediyoruz” der, sonra konu bir sonraki haftaya kayar. Kısıtlı kota bahanesi hazırdır; süreç belirsiz, sıra görünmez, sorumluluk havada asılı kalır. Senin işin, ona “ekstra iş” değil, “daha az baş ağrısı” satmak.
[ İşe yarayanlar ]
Neler işe yaradı?:
Kazananların ortak özü şuydu: Tuncay Bey’in topu taca atmasını “kibarca” değil, “süreç tasarımıyla” engellediler.
1) Şeffaf sıra + düşük idari yük paketi:
- Bekleme listesinin görünür olması (intranet panosu gibi) belirsizliği bitiriyor.
- Kurulum ve bakım süresini dakika dakika söylemek, “iş çıkarma” endişesini söndürüyor.
- Pilot uygulama + rapor, Tuncay Bey’e ‘kontrol bende’ hissi veriyor.
En güçlü hamle, “Bana yer ver” demek yerine “Listeyi yönetilebilir hâle getireyim, sen de bir daha aynı şikâyeti dinleme” demekti. Böyle olunca kota bahanesi elinde patlıyor; çünkü konu kotadan çıkıp süreç yönetimine dönüyor.
2) Geçici tahsis (boş kapasiteyi yakalama) modeli:
- İzinli/saha görevi olanların yerini günlük-haftalık takip.
- “Geçici kota”yı güvenlik ve idari işler akışına bağlama.
- “Yarın sabah başlayalım” netliğiyle ertelemeyi daraltma.
Kalıcı yer için kavga etmek yerine “atıl kalan yerleri” hedeflemek, hem adalet tartışmasını azaltıyor hem de hızlı sonuç veriyor. Tuncay Bey’in sevdiği şey: kimseye söz vermeden günü kurtarmak. Sen bunu sistemleştirince, onun refleksi senin lehine çalışıyor.
3) Riskin adresini doğru koymak (toplantı disiplini):
- Zaman kaybını “operasyonel risk” olarak adlandırmak.
- “İş devamlılığı” dilini kullanmak (abartmadan, tehdit etmeden).
- Talebi “önceliklendirme” ve “uygun ilk boşluk” gibi yönetilebilir bir forma sokmak.
Bazı oyuncular meseleyi “ben mağdurum”dan çıkarıp “sabah toplantı düzeni bozulacak” diye çerçeveledi. Bu, Tuncay Bey’in en hassas yerine basıyor: üst yönetimin gözüne batma korkusu.
4) Çözümü tek kişilik ayrıcalık olmaktan çıkarma:
- Rotasyon/yedek kontenjan gibi adil mekanizmalar.
- Kriter koyma (ör. “09.00 öncesi toplantı” gibi) ile keyfîliği azaltma.
- “Fayda yaratmazsa ilk ben vazgeçerim” diyerek güven verme.
En ikna edici mesajlar, kendini öne itmek yerine sistemi iyileştirmeyi önerdi. Bu, Tuncay Bey’in savunmasını düşürüyor; çünkü “bana baskı yapıyorlar” yerine “bana çözüm getiriyorlar” hissi oluşuyor.
[ Başarısız olanlar ]
Neler başarısız oldu?:
Kaybedenlerin örüntüsü netti: Tuncay Bey’i karar almaya değil, savunmaya ittiler.
1) Ültimatom ve fiilî durum yaratma:
- Talep dili yerine emir dili.
- Süreç teklif etmeden sonuç dayatmak.
- Güvenlik/İK hattını gereksiz gerilime sokmak.
“Yarın otoparka giriyorum” tonu, bu müdürde çözüm üretmez; prosedür kalkanını indirir. Tuncay Bey, böyle bir durumda ‘kota’ değil ‘kural’ konuşur ve seni duvara toslatır.
2) Büyük ve pahalı proje önermek:
- Kısa vadeli sorunu uzun vadeli yatırıma bağlamak.
- Somut ilk adım ve sorumluluk paylaşımı sunmamak.
- ‘Bugün’ yerine ‘bir gün’ çözümü.
Yeni otopark alanı açmak, arazi değerlendirmek, bütçe çıkarmak… Bunlar doğru fikir olabilir ama bu senaryoda yanlış zaman. Tuncay Bey’in “hallediyoruz” dediği yerde sen ona aylar sürecek iş çıkarınca, konuşma daha baştan uzar.
3) Kıyas ve statü kavgası:
- Kişi sayma, unvan yarıştırma.
- “Haksızlık” söylemini kanıta dayalı süreç önerisine çevirmemek.
- Tartışmayı ilkeye değil kişilere kilitlemek.
“Şunun yeri var benim yok” karşılaştırması, adalet hissini anlatıyor gibi görünse de Tuncay Bey’i köşeye sıkıştırıp savunmaya geçiriyor. Bu müdür tipi, köşeye sıkışınca daha çok bahane üretir.
4) İddia ve suçlama ile ilerlemek:
- İspat savaşına dönüşen diyalog.
- Çözüm yerine suçlu arama.
- Kurumsal savunma refleksini tetiklemek.
Otoparkta usulsüz kullanım iddiası varsa bile, bunu “kanıt gösteririm” diye masaya vurmak riskli. Konu bir anda otopark tahsisinden çıkıp soruşturma gerilimine döner; Tuncay Bey de kendini korumaya alır.
[ Dersler ]
Bu senaryodan çıkarılacak uygulanabilir dersler:
(Kurumsal hayat + kriz yönetimi)
1) Yanlış / Doğru: “Bana yer ver” / “Sana iş çıkarmayan bir sistem kuralım”:
- Doğru hamle, talebi süreç tasarımına bağlamak.
- Müdürün motivasyonu: daha az şikâyet, daha az takip, daha az risk.
2) Kısıtı kabul et, ama kısıtın arkasına saklanmayı engelle:
- “Kota sınırlı” cümlesine “o zaman atıl kapasiteyi ölçelim” diye yanıt ver.
- Geçici tahsis + kriter + süre (ör. 30 gün) ertelemeyi daraltır.
3) Her talebe bir ‘ilk adım’ ekle:
- “Bugün onay: pilot başlasın” gibi net bir düğüm koy.
- “Pazartesi kısa hatırlatma yapayım” gibi takip randevusu iste.
4) Üst yönetimi sopa gibi kullanma; risk diliyle çerçevele:
- Tehdit: “Seni zor durumda bırakırım.”
- Doğru: “Toplantı disiplini riske giriyor, bunu birlikte önleyelim.”
[ Sonuç ]
Sonuç:
Kazanan formül: - Sorunu ölçülebilir risk diye tanımla (zaman kaybı + toplantı disiplini). - Kalıcı tahsis yerine geçici/rotasyonlu model öner. - Şeffaf sıra ve düşük idari yükle Tuncay Bey’in işini kolaylaştır. - Pilot + rapor + net başlangıç tarihiyle ertelemeyi kilitle.
Sen bu senaryoda “haklı” olduğun için değil, “yönetilebilir bir çözüm” getirdiğin için kazanıyorsun. Tuncay Bey de kötü niyetli bir çizgi roman karakteri değil; sadece sorumluluğu dağıtınca rahat eden standart bir yönetici. Ona rahat edeceği düzeni ver, o da imzayı atar.
[ BAŞARILI YAKLAŞIMLAR DÖKÜMÜ ](3 madde)GösterGizle
[ KRİTİK ÇIKARIMLAR ](2 madde)GösterGizle
- [1]“Hallediyoruz” diyen yönetici, belirsizliği sevdiği için değil sorumluluğu dağıtınca rahat ettiği için erteler.
- [2]Kota tartışmasını kazandıran şey, boş kapasiteyi yakalayan geçici tahsis modeli kurmaktır.

